KENT REHBERİ

• Nöbetçi Eczaneler
• İzmir Hakkında
• Turizm ve Seyahat
• Konsolosluklar
• Muhtarlıklar

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

Nutuk - Çizgi Roman
Balıkçı ve Oğlu
Bukre Kalp
Emanet Çocuk
Kanatlarım Var Benim

HAFTANIN KİTABI

Camdaki Kız

“Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”

Aşk yakıyor
Ayrılık kavuruyor
Aldatılmaksa hep çok acıtıyor:

Bize çocukluk






    İzmir Akdeniz Akademisi - Ölmez Ağacın İnsanları

    Tür : Fotoğraf Sergisi
    Sanatçılar :
     
    Ayrıntılar :
    'Ölmez Ağacın İnsanları' konulu fotoğraf sergisi AASSM Alt Galeri'de...


    ÖLMEZ AĞACIN İNSANLARI İÇİNDİ HER ŞEY
     
    İzmir'den Çanakkale'ye uzanan yol üzerinde Ayvalık'a yaklaştığınızda zeytin ağaçlarının oluşturduğu bir denizin içinde bulursunuz kendinizi. Her yer uçsuz bucaksız zeytindir.
     
    Yaz mevsimi eğlencelidir bu yol. Bir yanda denizin mavisi bir yanda zeytin ormanlarının yeşili... İki rengin dansını izlersiniz. İnsanın içini mutluluk kaplar. Bir çoğunun aklına bu yollardan geçerken küçük de olsa bir zeytinlik sahibi olma hayali takılır.
     
    Yaz iyidir de kış geldi mi romantizm yerini acımasız gerçekliğe bırakır. Yol boyunca ardı ardına dizilmiş traktörlerin römorklarında zeytini adam eden işçileri görürsünüz. Sabah ayazında yanlarından geçerken gözünüzün içine baktıklarında o iki rengin dansının bir bedeli olduğunun farkına varırsınız.
     
    Hava eksi iki derecedir; buz keser. Üzeri açık bir römorkta insanlar zeytine gitmektedirler. Sahibi oldukları bahçelere değil, günlüğü 30 - 35 liraya ırgatlık için yola çıkmışlardır. Çoluk çocuk, sıkış tepiş traktörün ardında yollara dökülürler. Kucağında sarıp sarmaladığı bebesini taşıyan anneler için hasat vaktidir.
     
    Bu yollarda gelip giderken o gözlere her baktığımda bir bıçak dağladı beni; kanattı. Fotoğraf  böyledir: Keskin bir bıçağın teninize değdiği andır. Gelip geçen zaman hiç çıkmayacak izler bırakır içinizde. Öyle olsun istedim; bu anlar fotoğraflanmalıydı. Ölmez ağacın insanlarının ardında fotoğraf makinasıyla geçen zamanımın başlangıcı da bitişi de aslında bu noktadır.
     
    ZEYFOD bünyesindeki arkadaşlarımızın da katkılarıyla bu fotoğraflardan bir sergi oluşturduk.
     
    Eleni Karaindrou'nun müziği mükemmel uyum sağladı fotoğraf kareleriyle. The Weeping Meadow ve Adagio onlar için bestelenmişti sanki. Duyguların hiçbir zaman değişmediğini; tüm insanların duygusal anlamda, zaman - mekandan bağımsız aynı duyguları paylaştığını ve aynı dili konuştuğunu karşı kıyıdaki bu sesi içimize katarken bir kere daha anladım.
     
    İkinci Perde: TUNCEL KURTİZ...
     
    Tuncel Kurtizle tanışıklığımız birlikte çalıştığımız meslektaşım, ağabeyim diş hekimi Özkan Arıkantürk sayesinde oldu.Yıllardır süregelen dostluklarına beni de kattı. Tuncel Kurtiz'in tedavilerini yapmakla kalmayıp sohbetlerini dinleme şansını da yakaladım.
    “Ölmez Ağacın İnsanları” fotoğraf gösterisi ortaya çıkınca; “Tuncel bey sesiyle bu gösteriye dahil olabilir mi, katkı yapar mı?” diye düşündük. Özkan bey durumu kendisine anlattığında tevazu göstererek “Getirin bir göreyim.” demiş. Çamlıbel köyünde sahibi olduğu Zeytinbağı Otel'ine fotoğrafları ve müzikleri sırtlanarak gittik yanına.
    Başlangıçta biraz çekimser davranmakla birlikte gösteriyi izlettiğimizde çok etkilendi.
    Fotoğraflardaki haykırışı gördü. Fotoğraflara baktıktan sonraki o duyarlı tavrını hiç unutamıyorum. ''Bana bir hafta verin, bir metin hazırlayacağım bunun için'' dedi. Daha sonraki gidişimizde eşi Menend hanımla birlikte hazırladıkları metni okudu bizlere; video çekimlerini yaptık.
    Çok sıcak bir gündü. Çekimleri yaparken alnından akan terle Tuncel bey nasıl ciddiyetle okudu o metni görmeğe değerdi. Yaşadığı, çocukluğunun geçtiği topraklara bir vefa borcuydu; insanlıktı, aydın sorumluluğuydu yaptığı iş...
    Alın teri, zeytin emekçileri ve Tuncel bey bir araya gelip harman oldu o gün; onun eşsiz sesiyle birlikte...
    “Gösterinin son halini gönderin bana” demişti; “Çevremdeki insanlara göstermek istiyorum insanlarımı.” Ne yazık ki çok kısa bir süre sonra, bu çalışmanın son halini göremeden hayata gözlerini yumdu...
    “Ölmez Ağacın İnsanları” zeytinden çok onun emekçilerini anlatır.
    Şimdi ne kaldı derseniz bunca emeğin ardından...
    Traktör sırtında,
    Madenlerde,
    Tersanelerde,
    Sokak köşelerinde,
    Gözlerdir içinize bakan.
    Bir çift göz,
    İnsan...
    Sadece odur kalan.

     
    Sanatçı: Tolga Özmen
     
     
    Giriş ücretsizdir.


    TOLGA ÖZMEN

     2001 yılında kurulan Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu üyesidir. ZEYFOD (Zeytin Fotoğraf Amatörleri Derneği), Burhaniye'de kurulu bir dernektir. Bir projenin ürünü olan bu çalışma İzmir, Ayvalık, Edremit ve Midilli gibi şehirlerde fotoğrafseverlere sunulmuştur.

    Haziran'22
    P
    S
    Ç
    P
    C
    C
    P
    29
    30
    1
    2
    3
    4
    5
    6
    7
    8
    9
    10
    11
    12
    13
    14
    15
    16
    17
    18
    19
    20
    21
    22
    23
    24
    25
    26
    27
    28
    29
    30
    1
    2
    3
    4
    5
    6
    7
    8
    9
    10


    Etkinliklerinizi etkinlik@izmir.com.tr
    e-posta adresimize gönderin, yayınlayalım..