KENT REHBERİ

• Nöbetçi Eczaneler
• İzmir Hakkında
• Turizm ve Seyahat
• Konsolosluklar
• Muhtarlıklar

HAVA DURUMU

Mist 16°C
Güneşli 20°C
Güneşli 20°C
Salı Çarş. Perş.

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

Aslanlı Yol
Ünsüz Youtuber'ın Günlüğü-Troller
Yükselmek İsteyen Adam
Ulysses
Martıların Çocukluğu

HAFTANIN KİTABI

Hayır Diyebilme Sanatı

Gerçekten “özgür” müsünüz?
Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük?
Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa?
Canınızın istediği saatte


  22 milyon yıllık yolculuk Türkiye`de son buldu 21.03.2019 / 08:30  
  Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Ünsalan, Bingöl’ün Sarıçiçek Köyü’ne 2015 yılında düşen ve ‘Sarıçiçek’ adı verilen göktaşının izini sürdü. Aralarında NASA’dan bilim insanlarının da bulunduğu ve başyazarlığını Doç. Dr. Ünsalan’ın yaptığı, 79 bilim insanından oluşan ekip göktaşının oluşumundan Türkiye’ye ulaşmasına kadarki süreci makale haline getirdi. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’la bilgi paylaşımında bulunan Doç. Dr. Ünsalan, nadir görülen bu göktaşının Mars ve Jüpiter arasındaki 4 Vesta asteroidinin güneyindeki kraterden 22 milyon yıl önce koptuğunu tespit ettiklerini söyledi. Rektör Budak, bilim dünyasını heyecanlandıran çalışmada önemli bir görevi üstlenen Doç. Dr. Ünsalan’ı başarısından dolayı tebrik etti.

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Ünsalan ile aralarında NASA’dan görevlilerin de bulunduğu 79 bilim insanı, Bingöl kent merkezine 10 kilometre uzaklıktaki Sarıçiçek Köyüne 2 Eylül 2015 tarihinde düşen ve ‘Sarıçiçek’ adı verilen göktaşının izini sürdü. Göktaşının yaşını, yapısal özelliklerini ve geldiği noktayı tam olarak belirleyen bilim insanlarının hazırladığı makalenin başyazarlığını ise Doç. Dr. Ünsalan yaptı. “Meteoritics and Planetary Science” dergisinde yayınlanan makalede yer alan bulgularla ilgili Doç. Dr. Ünsalan, EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’a bilgi verdi.

“Türk bilim insanları ülkemizin adını dünyaya duyuruyor”

Fizikçi ve gezegen bilimci Doç. Dr. Ünsalan’ın çalışmalarıyla Ege Üniversitesinin gurur kaynağı olduğunu söyleyen Rektör Budak, “Öğretim Üyemiz Doç. Dr. Ozan Ünsalan hocamızın liderliğinde uluslararası bilim insanlarından oluşan araştırma grubu bir süredir yürüttüğü çalışmayı tamamladı. Türk araştırmacımız üstlendiği görevle üniversitemiz ve ülke adına önemli bir başarıya imza attı ve gururumuz oldu. Ülkemizde ve üniversitemizde uluslararası arenada hiçbir komplekse kapılmadan işte bugün de olduğu gibi uluslararası

başarılara imza atıyoruz. Ege Üniversitesi olarak bu da bize bir şey gösteriyor, Türk bilim insanları, özgüven içerisinde ülkemizin ve üniversitelerimizin adını dünyaya duyuruyor. Hocamıza bu çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum, kendisini tebrik ediyorum. Her anlamda da hocamızın çalışmalarının yanındayız” diye konuştu.

Doç. Dr. Ünsalan, “Önemli bulgular ortaya çıktı”

Yaklaşık 9 yıldır, meteoritler ve asteroit madenciliği üzerine çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Doç. Dr. Ünsalan, “NASA- SETI Enstitüsünden Dr. Peter Jenniskens ve bir öğrencimle köydeki çalışmalarımızda 343 göktaşı örneği topladık. Bu örnekleri makalede görev alan bilim insanlarına ulaştırdık. Uzmanlık alanlarına göre bilim insanları göktaşı üzerinde incelemelerde bulundu. Ortaya çok önemli sonuçlar çıktı. NASA’nın DAWN görevi kapsamında elde ettiği verilerden de yararlanarak, nadir görülen göktaşının, Mars ve Jüpiter arasındaki 4 Vesta asteroidinin güneyindeki Rheasilvia çarpma tabanında bulunan Antonia kraterinden 22 milyon yıl önce koptuğunu tespit ettik. Bu durumu ilk kez bilimsel olarak kanıtlamış olduk” dedi.

“Yüzde 95’inden fazlası sürtünmeden dolayı parçalandı”


Bingöl’e düşen göktaşının ilk oluştuğu süreçte çok daha büyük olduğunu ve dünyaya düştüğü sırada atmosferde yüzde 95’inden fazlasının sürtünmeyle parçalandığını vurgulayan Doç. Dr. Ünsalan, “Dünyaya yakın asteroidlerin bir haritası mevcut. Ülkemiz de bu konuda önemli adımlar atıyor. Birçok ilde meteor takip sistemlerimiz var. Bunu daha önce TÜBİTAK projesiyle başlatmıştık. Dünyanın atmosferine yaklaşan bir meteoroidin özelliğini bilirseniz ondan kendinizi korumak için onunla nasıl mücadele edeceğinizi de bilirsiniz. 4 Vesta asteroidinden kopup da zaman içerisinde dünyamıza girebilecek olan bir takım Vesta kökenli meteoroitlerle karşılaşırsak artık nasıl bir mücadele yapabileceğimizi biliyoruz. Atmosfere girmeden önce Sarıçiçek göktaşının büyüklüğü yaklaşık 1 metre civarındaydı. Ancak tonlarca kütlelerden bahsediyoruz. O tonlarca kütlenin yüzde 95’inden fazlası sürtünmeden dolayı küçük parçalara ayrıldı. Santimlere indi. 1 metrelik bir parçanın gelmesi halinde neyle karşılaşacağımızı artık biliyoruz. Biz bunu artık çok rahat bir şekilde 20 metreye uyarlayabiliriz” diye konuştu.

“Saniyede 17 km hızla atmosfere girdi”

Çalışmalarda yer alan Dr. Jenniskens’in bulgularıyla ilgili de bilgi veren Doç. Dr. Ünsalan, “Göktaşı dünya atmosferine girdiğinde saniyede 17 kilometre hızla ilerliyordu. Sarıçiçek köyündeki saçılma alanına bakıldığında ise göktaşının 33 kilometre irtifada parçalanmaya başladığı ortaya çıktı. Ayrıca göktaşı örneklerinde; zirkon, baddeleyit, karbon, kalsiyumca zengin piroksen, az miktarda kamasit ve troilit, merrilit, kromit, olivin ve ilmenite rastladık” dedi. Makalenin uluslararası ve 4 yıllık bir çabanın sonucu bilime kazandırıldığını söyleyen Doç. Dr. Ünsalan, Rektör Budak’a desteklerinden dolayı teşekkür etti.
 
   
P
S
Ç
P
C
C
P
29
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10


Etkinliklerinizi etkinlik@izmir.com.tr
e-posta adresimize gönderin, yayınlayalım..