KENT REHBERİ

• Nöbetçi Eczaneler
• İzmir Hakkında
• Turizm ve Seyahat
• Konsolosluklar
• Muhtarlıklar

HAVA DURUMU

Güneşli 31°C
Güneşli 20°C
Güneşli 20°C
Pazar P.tesi Salı

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

İyi Uykular Pollyanna
Aluşta'dan Esen Yeller-Bir Kırım Türküsü
Gölgenin Gölgesi
Kral Lear
Doktor Moreau'nun Adası

HAFTANIN KİTABI

Talebe

Tara Westover'ın bir doğum belgesi olmadı. Okul kaydı yoktu çünkü hayatında hiçbir sınıfa ayak basmamıştı. Tıbbi dosyası yoktu çünkü babası tıp biliminden ziyade kıyamete inanıyordu.

Çocukluğunda Mormon babasının bağnazlığa, erkek kar


  Doç. Dr. Acarer, ``Kadınlarda, Alzheimer görülme sıklığı erkeklerden daha yüksek`` 18.03.2019 / 08:00  
  Her yıl Mart ayının 3’üncü haftası “Dünya Beyin Haftası” olarak kutlanıyor. Bu kapsamda; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Türkiye Beyin Araştırmaları ve Sinirbilimleri Derneği (TÜBAS), Society for Neuroscience (SfN) Türkiye Şubesi işbirliğiyle “Alzheimer Hastalığı” halk konferansı gerçekleştirildi. Konferans, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Acarer tarafından verildi.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Muhittin Erel Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülgün Şengül, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Doç. Dr. Acarer, Alzheimer hastalığı hakkında hayati önem taşıyan bilgiler verdi. Alzhemerin temel sebebinin demans bozukluğu olduğunu söyleyen Doç. Dr. Acarer, “Demans genel bir kavram. Demans yapan birçok hastalık var. Fakat demanslar içerisinde en sık görülen Alzheimer’dir. Alzheimer, kişinin mesleki, akademik veya sosyal yaşamdaki işlevlerini yapmasını engelleyen zihinsel yetilerdeki kayıp olarak ifade ettiğimiz bir hastalık” diye konuştu. Doç. Dr. Acarer, kişinin ailesinde birkaç kuşak öncesine dayanan bir Alzheimer problemi varsa kendilerinden sonra gelen jenerasyonda da bu hastalığın olma riskinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Ayrıca Doç. Dr. Acarer ailesinde birkaç kuşak öncesinde Alzheimer hastalığı görülen kişilerin 60 yaşından önce bu hastalığa yakalanması tehdidi ile karşı karşıya olduğunu, böyle bir durumun genetik yatkınlık olduğunu vurguladı.

İleri yaşta olan, insülin direnci, hipertansiyon ve obezite problemi yaşayan kişilerin Alzheimer’a yatkınlığının daha yüksek olduğunu ifade eden Doç. Dr. Acarer, “Alzheimer sıklığı yaş ile birlikte artar. Olguların yüzde 10’u ise 60 yaş altındadır. Kadınlarda ise Alzheimer görülme sıklığı erkeklerden daha fazla durumda. Alzheimer’de ilk görülen olay yakın bellek bozukluğudur. Bunlara yeni olmuş bir olayları unutma diyebiliriz. Aynı zamanda Alzheimer, yön bulmada zorluk, yolları ve odaları karıştırma, yemek yapamama, hesaplamada

bozukluk, giyinme ve banyo yapma gibi işlerde bozukluk olarak da görülür. Ayrıca normal bir unutkanlık ile Alzheimer’in arasındaki fark, tarif edilen zihinsel bozuklukların kişinin günlük işlevselliğini etkilemesi durumunda yatar” diye konuştu.

Alzheimer’in evreleri

Doç. Dr. Acarer, “Hastada hafif evrede bellek bozukluğu, tanıdık yerleri karıştırma gibi problemler görülürken orta evrede bellek bozukluğunda artış, dikkatte azalma, aile bireylerini tanımakta zorluk, okuma yazma ve hesaplama sorunları, yeni şeyler öğrenme ve mantıklı düşünmede zorluk, sinirlilik, halüsinasyonlar ve uygunsuz davranışlar gözlenir. Alzheimer’in ileri seviyesinde ise kilo kaybı, nöbetler, yutmada zorluk, uykuda artma, idrar kaçırma ve bunu fark etmeme gibi durumlar ortaya çıkar” diye konuştu.

Alzheimer’in son evresinde hastaların yatağa bağlı kaldığını ifade eden Doç. Dr. Acarer, “Kişinin unutkanlığı günlük hayatını etkiliyorsa Alzheimer probleminden şüphelenebiliyoruz. Yine de bu problemle gelen hastalara kalem-kâğıt testi uyguluyoruz. Ayrıca B12 vitamin eksikliği, beyin tümörü, beyin zarları arasında kanama, tiroit bozuklukları gibi sorunlarının olup olmadığını anlayabilmek için de hastaya bir takım testler uyguluyoruz. Burada önemli olan tüm bu nedenleri dışlayarak asıl sebebin Alzheimer olup olmadığını anlayabilmek” dedi. Doç. Dr. Acarer, “Alzheimer’i engelleyen bir tedavi yoktur. Fakat yine de hastalığın ilerlemesini azaltabilmek için hastanın Akdeniz diyeti ile beslenmesi, fiziksel aktivite ve egzersizler yapması, zihinsel uğraşlar içerisinde olması, hipertansiyon ve diyabet gibi risk faktörlerini kontrol ettirmesi kişi için faydalı olacaktır” diye konuştu.
 
   
P
S
Ç
P
C
C
P
25
26
27
28
29
30
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
1
2
3
4
5
6


Etkinliklerinizi etkinlik@izmir.com.tr
e-posta adresimize gönderin, yayınlayalım..