KENT REHBERİ

• Nöbetçi Eczaneler
• İzmir Hakkında
• Turizm ve Seyahat
• Konsolosluklar
• Muhtarlıklar

HAVA DURUMU


13°C

13°C

14°C
Salı Çarş. Perş.

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

İyi Uykular Pollyanna
Aluşta'dan Esen Yeller-Bir Kırım Türküsü
Gölgenin Gölgesi
Kral Lear
Doktor Moreau'nun Adası

HAFTANIN KİTABI

Aklımda Hep Sen

Evimden çok uzaktayım.

Zaten benim evim var mıydı, gerçekte hiç oldu mu ondan da emin değilim. Tek bildiğim, herhalde tam da bu yüzden, kendi içimde bir ev kurduyum.

Evet evim var, içimde, benimle her yere gelen bir ev.<




Hiçliğin Varlığı - Multidisipliner Sergi

Tür : Belirtilmemiş
Sanatçılar :
 
Ayrıntılar :
Felsefenin nerdeyse temelini oluşturan Varlık ve Hiçlik sorgulamalarından yola çıkan farklı disiplinlerdeki 10 sanatçı, sergide “hiçliğin varlığı”nı irdeliyor.
Sartre'ye göre "hiçlik", varlığın içinden bir kurtçuk gibi ortaya çıkar. Hiçliğin içimizde ve dışımızda sürekli bir mevcudiyeti vardır ve hiçlik varlığa musallat olur. Dünyanın konturlarını oluşturan “hiçlik”; kimi zaman uzayda bir karadelik, kimi zaman insanın özgür bilinci,  kimi zaman ise zaman diliminde görünmeyendir.
Felsefenin ve sanatın konusu insan ve doğa değil midir?
Sanatçının yaratıcılığı sezgiye, duyguya ve hayal gücüne dayanır. Bu ve benzeri insani duygularla beslenen sanatçı, eserini üretirken varoluşunu gerçekleştirerek hiçliğe doğru mu gider?
Maleviç, “susan hiçliğin sembolü” diye adlandırdığı yapıtında, beyaz zemine siyah kare ile hiçliği var ederken, beyaz alan ile de varlığı mı yok ediyordu? Sergide yer alan sanatçılar Maleviç gibi hiçliği betimlemeseler de üretim süreçlerinde hiçliği hep duyumsadılar.
Sergide “hiçliğin varlığı” resim, heykel, fotoğraf, video, animasyon ve enstalasyon gibi farklı medyalar ile varlık buluyor.
Buluntu malzemelerle oluşturduğu asamblaj çalışmalarında, belirgin ve ısrarcı kompozisyonlar oluşturan Ali Kanal, çalışmasında biçimsel olarak post apokaliptik bir muska veya toteme  referans veriyor.
İnsan türünün tüm canlılara ve doğaya karşı yıkıcı tutumlarını, oluş/yokoluş kavramları üzerinden düşünerek işler üreten Aygün Erkem, felsefe ve mitolojiden beslenerek tüm evreni sorgulama isteği güdüyor.
Resim, fotoğraf, video ve ses alanlarında çalışmalar üreten Emre Meydan, sessiz imgeleri ve dingin anları yakalayıp bunları özüne indirgemeye çabalıyor.
Dünyayı ele geçiren çılgınlık, Gülderen Depas'ın resimlerinde bazen şiddet, bazen kaos bazen mekan olarak betimleniyor. Yıkım estetiğini, insan-tahrip edilmiş doğa ikileminde ortaya koyan sanatçı çoğu zaman görünmeyenin ardına bakıyor.
Enstalasyon çalışmasıyla Güzide Çalışal,  ben'lik yitimlerinin fazlalaştığı simgesel dünyada insanoğlunun varoluş çabasını irdeliyor.
Video, animasyon ve enstalasyon alanlarında çalışan Kusay Tatlı, geometrik formların, yalın ve mutlak değerleriyle “zaman” kavramını düşünmeye davet ediyor.
Resimlerinde büyük modelin küçük örneği olarak “Beden”i tanımlayan Müge Demiraslan, büyük modeli anlayabilmek için içsel evreni bilmek gerektiğini, buna yabancı kaldığımızda ise daha da bilinmeze, sınırı çizilmemiş bir sınıra, hiç olana ulaştığımızı vurguluyor.
İnsan doğa etkileşiminin enerjisini yapıtlarına aktaran Nurten Yıldırım, doğayı kendi yoğunluğu içerisinden çıkarıp, onu görünür kılmak üzere çaba gösteriyor. Çalışmalarının hem psikolojik anlamını hem de doğa-insan ilişkilerindeki varoluş problemlerini dikkate alarak yaşadığı dünyayı sorguluyor.
Saime Çalışal, kullandığı kağıt malzemeli heykelleri üzerinden yola çıkarak her maddenin ve eşyanın evren içinde ayrı bir değer taşısa bile varlıkların hiçliğe dönüşebileceğini deneyimliyor.

Ziyaret Saatleri:
Haftaiçi ve Cumartesi günleri 09.00 - 18.00
Pazar günleri 12.00 - 18.00

İletişim:

AASSM 0 232 293 38 18 / 19 / 20
iletisim@aassm.org.tr

P
S
Ç
P
C
C
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11


Etkinliklerinizi etkinlik@izmir.com.tr
e-posta adresimize gönderin, yayınlayalım..